Ekonomik ve Mali Analiz

maliye etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
maliye etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

3 Şubat 2016 Çarşamba

Maliye Nedir?

Maliye
Maliye bölümü, kökü Ankara Mülkiye'ye[1] dayanan 1981 sonrası yüksek öğretimin yeniden yapılanmasıyla diğer iktisadi fakültelerde de açılan ve ilgi alanı kamu kesimi ekonomisi olan bölüm.
Cumhuriyet döneminde İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi[2] ile İktisadi ve Ticari İlimler Akademisi[3] Türkiye'de Maliye bölümlerinin doğmasına katkı sunmuştur.
Maliye lisans eğitimi dünya genelinde Türkiye'de ve birkaç Uzakdoğu ülkesinde verilmektedir. Batı ülkelerinde "Maliye" adı altında lisans programı yoktur. Batılı ülkelerde mali konularda daha çok "Kamu Ekonomisi" adı altında yüksek lisans ve doktora eğitimi verilmektedir.

Etimoloji

Maliye, kavramsal olarak finansla aynı anlamda olmasına rağmen, amaç ve uygulama yönünden kazandığı anlam itibariyle farklı kullanılmaktadır. Maliye; İngilizce'de "public finance", Fransızca'da ise "finance publique" olarak kullanılmaktadır. Maliye kelimesi ise dilimize Tanzimattan önceki yıllarda girmiştir. Kelimenin kökü ise "mal" teriminden kaynaklanmaktadır. 1837 yılında kurulan Umur-ı Maliye Nezareti(Maliye Bakanlığı) ile "maliye" kelimesi Türkçe'ye yerleşmiş ve yaygınlaşmıştır.

Tarihçe[değiştir | kaynağı değiştir]

Maliye'nin bir bilim olarak ortaya çıkışı, insanlık tarihi açısından yeni sayılır.[2] 17. ve 18. yy'da Avrupa'daki gelişmelere bağlı olarak ortaya çıkan "maliye", özellikle 1929 ekonomik buhranı ile önemi artarak ekonomi ve hukuku da içinde barındıran bir disiplin halini aldı. Klasik liberal politikalardaki piyasalara devlet müdahalesinin olmaması anlayışı -özellikle 1929 yılında yaşanan ekonomik buhranla birlikte- ekonomik sorunların maliye politikaları ile çözülmesi gerekliliği fikri nedeniyle etkinliğini yitirdi.[2] Bu gelişmeler maliye biliminin önemini arttırdı.
Maliye'ye yönelik en ayrıntılı tanımlama Henry Carter Adams'a aittir. Bu tanıma göre, kamu maliyesinin mali mevzuat ve mali yönetim ilkeleri ile kamu gelir kaynaklarını ilgilendirdiğini, kamu harcamalarını, bütçeyi, mali kuruluşları, devlet mallarını, vergilemeyi ve devlet borçlanmasını kapsadığını ortaya koymaktadır.
Maliye, gelişim süreci içerisinde pek çok bilim adamı tarafından bağımsız bir disiplin olarak ele alınmış olmasına rağmen, Louis Trotabas gibi bazı bilim adamlarınca maliye kamu hukuku içerisinde ele alınmıştır.

Türkiye Tarihçesi

Türklerin İslamiyet'e ilk geçişleri döneminde Müslüman ülkelerde devletin malî işlerini göre "Beyt-ül mal" bulunmaktaydı. Devletin görevlerini icra edbilmesi için gerekli olan gelirleri toplayan ve giderlerin yapılmasını sağlayan Beytülmal'ın gelir ve giderleri devlet yönetiminin başı tarafından kontrol edilmekteydi. Osmanlı Devleti döneminde devletin tüm malî işlemlerinin görüldüğü bir kuruma dönüşen malîye teşkilatı 1442 yılında ilk defa kuruluşundan bu yana kurumsal yapısı ile devlet kurumları arasında önemli bir yere oturmuştur. 1837 yılında ise Umur-ı Maliye Nezareti olarak ilk Maliye Bakanlığı kurulmuştur.

Kamu Maliyesinin Amaçları

  • Kaynak dağılımında etkinliğin sağlanması
  • İktisadi istikrarın sağlanması
  • Bölüşümde etkinliğin sağlanması
  • İktisadi kalkınmanın sağlanması
  • Regülasyon fonksiyonu

Kamu Maliyesinin Araçları

  • Maliye politikası
  • Borç politikası
  • Borç yönetimi politikası araçları
  • İktisadi araçlar (dış ticaret, istihdam, ücret politikaları)

27 Kasım 2014 Perşembe

Ortodoks ve Heterodoks Ekonomi Politikaları

16:37 Posted by Hacker62 , , , , No comments
Ekonomi politikası uygulamalarını yaklaşım biçimi bakımından ikiye ayırmak mümkün: Ortodoks politikalar, heterodoks politikalar.

Dinsel anlamlarını bir yana bırakırsak Ortodoks, Yunanca orthos (doğru) ve doxa (inanç, öğreti) sözcüklerinden oluşan doğru inanç anlamına gelen bir sözcüktür. Ekonomi alanında geleneklere, genel kabul görmüş görüşlere bağlı olan uygulamalara denir. Genel kabul görmüş uygulamalardan oluşan ekonomi politikasına da Ortodoks ekonomi politikası adı verilir. Heterodoks, Yunanca heteros (farklı) ve doxa sözcüklerinden türetilmiş ve farklı inanç anlamına gelen bir sözcüktür. Ekonomi alanında geleneksel görüşlerin ve yaklaşımların dışındaki uygulamaları adlandırmak için kullanılır.

Ortodoks ekonomi politikası:
(1) Maliye politikası
            (a) Vergi politikası (vergiler yoluyla ekonomik aktiviteyi etkilemek)
            (b) Harcamalar politikası (kamu harcamaları yoluyla talep yaratmak ya da daraltmak.)  
            (c) Borçlanma politikası (kamu borçlanması yoluyla ekonomideki likiditeyi etkilemek.)
            (d) Diğer alt politikalar
(i) Teşvik politikası (vergi teşvikleri vererek yatırımları etkilemek, yönlendirmek.)
(ii) Destekleme politikası (bazı ürünleri kamu kesimi adına satın alarak üreticiye destek vermek. Subvansiyon politikası da deniyor.)  
(2) Dışticaret politikası
            (a) İhracat politikası
            (i) İadeler (ihracat yapanlara vergi iadesi uygulanması.)
            (ii) Primler ve destekler (ihracat yapanlara prim ödenmesi.)  
            (iii) Diğerleri (ucuz girdi desteği gibi.
(b) İthalat politikası
            (i) Gümrük tarifeleri (gümrük vergilerinin artırılması ya da indirilmesi yoluyla ithalatın denetimi.)
                        (ii) Kotalar (ithal edilecek mallara miktar sınırlaması konularak ithalatın denetlenmesi.)
                        (iii) Diğerleri (dengeleyici vergi uygulaması gibi.)
(3) Para politikası
            (a) Dolaysız politika araçları
                        (i) Kredi tavanı (kredilere belirli bir miktar ya da oran tavanı konulması.)
                        (ii) Faiz tespiti (piyasada uygulanacak faizler için kamu otoritesince belirleme yapılması.)
                        (iii) Diğerleri (farklı faiz uygulamaları gibi.)
            (b) Dolaylı para politikası araçları
(i) Açık piyasa işlemleri (merkez bankasının senet alarak ya da satarak piyasaya likidite vermesi ya da piyasadan likidite çekmesi.)
                        (ii) Faiz politikası (merkez bankasının kendi uyguladığı faiz oranlarını değiştirerek piyasadaki faizleri, etkilemesi.)
                        (iii) Karşılıklar politikası (merkez bankasının banka kaynaklarının bir bölümünü ihtiyat amacıyla alması.)
            (c) Kur politikası
                        (i) Sabit kur (merkez bankası tarafından döviz kurlarının ilan edilmesi ve piyasada bu kurun uygulanması hali.)
                        (ii) Dalgalı kurda müdahale (kurun piyasada belirlendiği durumda merkez bankasının çeşitli araçlarla kuru yönlendirmesi ve düzeyini belirlemesi hali.)

Heterodoks ekonomi politikası
(1) Gelirler politikası
            (a) Ücretlerin sabitlenmesi (dondurulması)
            (b) Fiyatların sabitlenmesi
            (c) Diğer sabitlemeler 
(2) Dış ticarette genel kabulün dışındaki uygulamalar
(a) Damping (pazarları ele geçirmek amacıyla maliyetin altında fiyatlarla malların ihraç edilmesi.)
(b) Tarife dışı engeller (gümrük vergisi, kota gibi önlemler dışındaki uygulamalarla ithalatın zorlaştırılması.)

(Ayrıntıları bu blogdaki bazı yazılarımda ya da Ercan Kumcu ile birlikte yazdığımız Ekonomi Politikası adlı kitapta bulmak mümkün olduğu için burada değinerek geçiyorum.)

Heterodoks ekonomi politikası üzerinde biraz durmakta yarar var. Genellikle gelirler politikası (incomes policy) adından dolayı vergi politikasıyla karıştırılır. Oysa buradaki gelirler politikasından kastedilen şey gelirlerin dondurulmasıdır. Ekonomideki enflasyonist baskıları önlemek amacıyla ücretler belirli bir süre için ya da süre verilmeksizin dondurulur. Buradan güdülen amaç gelir – fiyat çekişmesini kırmak ve enflasyonu denetim altına almaktır. Bu uygulamaya çoğu kez fiyatların, faizlerin, kiraların dondurulması da eşlik eder. Böylece toplumda belirli bir süre hiçbir fiyat ve ücret artmadığında enflasyonist baskının kırılacağı düşünülür.

Heterodoks ekonomi politikası dünyada en çok başta Brezilya ve Arjantin olmak üzere Güney Amerika ülkelerinde uygulanmış ve başarıya ulaşamamıştır. Kısa süreli başarılar söz konusu olsa da işin temeline inilerek getirilecek çözümlerin yerini bu uygulamalar alamamıştır. Bunun temel nedeni süre uzadıkça karaborsanın, el altından yapılan ödemelerin ortaya çıkmasıdır. Bu uygulamalar dönem dönem geçmişte Türkiye’de de uygulanmış ancak geçici bir takım düzeltmeler dışında kalıcı sonuçlar verememiştir.

Yukarıda sıralama yaparken damping ve tarife dışı engelleri de heterodoks politikalar arasında saydım. Bu konu tartışmalıdır. Bu ikisini bu kategoriye koymamın nedeni ikisinin de genel kabul görmüş uygulamalar olmamasındandır.  

Bu açıklamalar ve sınıflandırmalar sonrasında soru şudur: TCMB’nin uyguladığı rezerv opsiyon katsayısına  (ROK) dayalı zorunlu karşılıklar uygulaması hangi kategoriye girer? Benim yanıtım bu uygulamanın heterodoks politika uygulamaları arasına gireceğidir.