Ekonomik ve Mali Analiz

reel faiz etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
reel faiz etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

28 Ekim 2016 Cuma

Fisher etkisi

07:42 Posted by Hacker62 , , No comments
Irving fisher
Önce bir denklem verelim: i=r+e. Burada i nominal faizi, r reel fazili ve e de beklenen enflasyonu gösteriyor.

Önce bir denklem verelim: i=r+e. Burada i nominal faizi, r reel fazili ve e de beklenen enflasyonu gösteriyor. Buna göre bir ekonomide nominal faiz, reel faiz ile beklenen enflasyonun toplamından oluşuyor. Denkleme bir başka açıdan bakarsak reel faizin, nominal faiz eksi enflasyondan oluştuğunu görürüz. Bu durumda, beklenen enflasyon da nominal faizden reel faizi çıkararak bulunacak değer olarak karşımıza çıkar. Fisher'e göre beklenen enflasyonda 1 birim gerileme olursa nominal faizler de aynı oranda geriler. Buna Irwing Fisher'in adından hareketle Fisher Etkisi adı veriliyor.

Kuşkusuz bu denklemde reel faizin sabit kabul edildiğini dikkate alarak Fisher'in bu analizinin, enflasyonun ve dolayısıyla faizin tek haneyle ifade edildiği ülkeler için yapılmış olduğunu söylememiz gerekir.
Türkiye gibi reel faizin yüzde 20-35 aralığı gibi yüksek düzeylerde dalgalandığı ülkeler açısından Fisher etkisine bazı eklemeler yapmak gerekiyor. Fisher'in öngörüsünden uzaklaşarak denklemin Türkiye açısından da geçerli olduğunu varsayalım ve sayılarla ifade edelim. Diyelim ki, beklenen enflasyon yüzde 60, reel faiz de yüzde 20 olsun. Bu durumda nominal faiz yüzde 80 olarak karşımıza çıkacak demektir: 80=20+60. Bu durumda beklenen enflasyonun yüzde 60'dan yüzde 50'ye düştüğünü varsayarsak nominal faiz de yüzde 70'e düşecek demektir: 70=20+50. Bu durumda beklenen enflasyonun düştüğü bir ortamda etkilenecek olan yalnızca nominal faiz değil aynı zamanda reel faizdir. Çünkü reel faiz risk algılamalarının sonucunda artan ya da azalan bir getiri beklentisidir.

Türkiye gibi enflasyonun çok yüksek olduğu ve siyasal istikrarın sağlanamadığı ülkelerde risk algılamalarının yüksekliği reel faizin de ister istemez yüksek oluşmasına yol açmaktadır. Dolayısıyla analizi Türkiye'ye çevirdiğimizde reel faizi sabit olarak alamayız. O nedenle risk algılamasında bir iyileşme, beklenen enflasyondaki gerilemenin nominal faiz üzerinde yarattığına benzer bir etkiyi reel faiz üzerinde yaratacaktır. Bunun en tipik örneğini 2000 yılının başlarında yaşadık. Hazine'nin iç borçlanmasına verdiği nominal faiz, enflasyon beklentisindeki olağanüstü iyileşmeyle aniden 60 puan kadar düşüverdi. Bu boyutta olmasa bile benzer bir gelişme reel faizde de ortaya çıktı. Reel faiz öylesine yüksekti ki risk algılamasında ortaya çıkan iyileşme burada da gerileme yarattı. Bunun tek nedeni uygulamaya konulan programın ve özellikle döviz kuruna yönelik belirlemelerin yarattığı risk algılaması değişimiydi. Ekonomik aktörler, programla birlikte risk algılamalarını olumlu yönde hızla değiştirmişlerdi.

Şubat krizinden sonra risk algılaması yeniden ve hızla bozuldu. Programa ve uygulamaya olan inanç kökünden sarsılmıştı. Dalgalı kura geçilmiş olması ek belirsizlikler yaratmıştı. 20 yıldan bu yana enflasyonu değil döviz kurunu, kararlarına gösterge olarak alan ekonomik aktörler, bir göstergeye dayanmaktan mahrum kalmışlardı. Üstelik Türkiye gerçekleşebileceği düşünülen risklerin çoğunu realize etmişti. Dolayısıyla artık sözle, açıklamayla beklenti düzeltecek ortam kalmamıştı.
O nedenledir ki IMF kıdemli başkan yardımcısı Stanley Fischer'ın açıklamaları beklentileri düzeltmeye ve dolayısıyla reel faizleri etkilemeye yetmedi. Dolayısıyla Fisher etkisinin yanında bir Fischer etkisi oluşmadı.

28 Kasım 2014 Cuma

Reel Faiz Kaç?

11:22 Posted by Hacker62 No comments
Faiz
Tasarruflarınıza yön verirken ya da bir yatırıma karar verirken bilmeniz gereken önemli unsurların başında reel faiz geliyor. Reel faiz, enflasyon etkisinden arındırılmış faizdir. Net nominal faizden beklenen enflasyonu düşerek hesaplanır. Enflasyonun yüksek olduğu dönemlerde bu hesaplamayı yaparken özel bir formül kullanmak gerekir. Öncelikle bu formülü yazalım ve açıklayalım.


Reel Faiz = ((1 + Net Nominal Faiz) / (1 + Beklenen Enflasyon)) – 1

Bu formülde açıklanması gereken iki kavram var: Net nominal faiz ve beklenen enflasyon. Nominal faiz görünürdeki faiz demektir. Örneğin bir banka bir ay vadeli hesabınıza yıllık yüzde 9 faiz veriyorsa buradaki yüzde 9 nominal faizdir. Bu sizin elinize geçecek faiz gelirini hesaplamanıza yardım etmez. Çünkü bu faiz gelirinden yüzde 12 gelir vergisi stopajı yapılır (mevduatın 1 yıl vadeli olduğu varsayımıyla.) O halde buradan sağlanacak faiz gelirinin net miktarını bulabilmek için gelir vergisi stopajını düşmek gerekir. Buna göre net nominal faiz şöyle hesaplanır: Net Nominal Faiz = Nominal Faiz – (Nominal Faiz x GV stopaj oranı.) Beklenen enflasyon ise 12 ay sonra gerçekleşeceği tahmin edilen enflasyon oranını gösterir.

Bugün için bankaların mevduata verdikleri faiz oranını (nominal faiz oranını) yüzde 9 ve gelir vergisi stopaj oranını da yüzde 12 kabul edersek, bir yıl vadeyle bankaya yatırılmış paranın net nominal faizini şöyle hesaplayabiliriz:

Net Nominal Faiz = Nominal Faiz – (Nominal Faiz x GV stopaj oranı) = 9 – 1,08 = % 7,92

Beklenen enflasyona ulaşmak için elimizde iki tahmin bir de hedef var: (1) TCMB’nin 12 ay sonrası için yaptığı enflasyon tahmini (yüzde 6,3). (2) TCMB’nin yaptığı beklenti anketinde (bu anket reel ve finansal kesimdeki karar alıcı ve uzmanlara ayda bir kez uygulanıyor) ortaya çıkan 12 ay sonrası için enflasyon tahmini (yüzde 7,5). (3) TCMB’nin 2015 sonu enflasyon hedefi (yüzde 5). Bu sonuncu hedef (yüzde 5) 2015 sonuna ilişkin hedef olduğu, bizim hesabımız ise 12 ay sonrasına yani Ekim 2015 tarihindeki duruma ilişkin olduğu için Merkez Bankası’nın hedefinin gelecek Ekim için yüzde 5,5 olduğunu varsayacağız.    

Şimdi yüzde 7,65’lik net nominal faiz oranını ve beklenen enflasyon için de yukarıdaki iki tahmini ve bir hedefi kullanarak mevduat için ayrı ayrı reel faiz hesabı yapalım.

(1)  TCMB’nin 12 ay sonrası için öngördüğü yüzde 6,3 oranındaki enflasyon tahminini esas alırsak reel faiz kaç çıkıyor?
Reel Faiz = ((1 + 0,0792) / (1 + 0,063)) – 1 =  % 1,52
(2)  TCMB beklenti anketi Ekim ayı sonuçlarına göre 12 ay sonrası için beklenen yüzde 7,5 oranındaki enflasyon tahminini esas alırsak reel faiz kaç çıkıyor?
Reel Faiz = ((1 + 0,0792) / (1 + 0,075)) – 1 =  % 0,39
(3)   TCMB’nin 12 ay sonraki hedefini yüzde 5,5 kabul ederek esas alırsak reel faiz kaç çıkıyor?
Reel Faiz = ((1 + 0,0792) / (1 + 0,055)) – 1 =  % 2,30

Benim 12 ay sonraki enflasyon tahminim Ekim ayı beklenti anketinde çıkan yüzde 7,5 tahminine yakın bulunuyor. O nedenle ben hesaplamalarımda yüzde 7,5 – 8,0 aralığını esas alıyorum.   

Beklenti anketinde çıkan yüzde 7,5 oranlı enflasyon beklentisini esas alarak mevduat ile devlet tahvilini kıyaslayalım. Devlet tahvillerinde gelir vergisi stopajı mevduat faizinden farklı olarak yüzde 10 oranında alınıyor. Bugün geçerli olan gösterge faizi (yüzde 8,60) ve en gerçekçi tahmin olarak görünen beklenti anketindeki 12 ay sonrasının enflasyon beklentisini (yüzde 7,5) esas alarak reel faiz hesaplamasını şöyle yapabiliriz:

Net Nominal Faiz = (8,60) – (8,60 x 0,10) = % 7,74
Reel Faiz = ((1 + 0,0774) / (1 + 0,075)) -1 = % 0,22  

Demek ki en gerçekçi görünen beklenti anketindeki tahmini esas alırsak bugün parasını bankaya TL mevduat olarak yatıran bir kişi için reel faiz yüzde 0,39, devlet tahvili alan bir kişi için ise reel faiz yüzde 0,22 olarak çıkıyor.